Sırrımız Saklı Tariflerde Değil, Doğallıkta
Birçok yöresel lezzetin aksine, Denizli kebabının ardında sayfalarca süren karmaşık soslar veya gizli baharat karışımları yatmaz. Kocabay Kebap olarak 1944'ten beri inandığımız tek bir doğru var: İyi kebap, iyi etten ve doğru ateşten doğar.
1. Kusursuz Etin Seçimi
Kebabımızın hazırlık aşaması daha gün ağarmadan başlar. Kullanılacak etin rastgele seçilmesi söz konusu bile olamaz.
- Sadece yaşını doldurmamış, doğal ortamda beslenmiş kuzu eti kullanılır.
- Et, usta ellerde sinir ve fazla yağlarından özenle arındırılır.
- Porsiyonlar büyük parçalar halinde kesilerek, paslanmaz çelik veya geleneksel demir şişlere özel bir dengeyle dizilir.
2. Kara Fırın ve Meşe Odununun Büyüsü
Kebabı fırına atmak işin sadece bir adımıdır; asıl ustalık o fırının dilinden anlamaktır. Dört kuşaktır hiç sönmeyen ateşimizin kaynağı yalnızca meşe odunudur.
Meşe odununun yavaş yanan, is bırakmayan ve istikrarlı yüksek ısı veren yapısı, kuzu etini kurutmadan mühürler. Fırının duvarlarında biriken asırlık sıcaklık, etin dışını nar gibi kızartırken içindeki suyu hapseder.
"Et, sacın üzerinde kendi yağıyla terlemeli. Ateşin gücü eti yakmamalı, usul usul olgunlaştırmalıdır."
3. Terleme ve Dinlendirme
Şişlere dizilen etler kara fırına sürülür ve altında bakır tavalarla bekletilir. Eriyen kuzu yağı bu tavalarda birikir. Pişme süresi boyunca ustamız etleri çevirerek ateşle dans ettirir. Pişen etler, fırından çıkar çıkmaz taze pide veya lavaşla buluşur ve o benzersiz yağ, ekmeğin üzerine nüfuz eder. Bu bir yemek pişirme işlemi değil, bir sabır ve ustalık seremonisidir.